


uyanmalarımın korkunç bir hale gelmesi, tam da uyumalarımın güzelleştiği zamana denk gelmişti -yaklaşık 1 ay önce-.
ben uyurum. hem de ölü gibi uyurum. günün ortasında, hiç uykum yokken bile uyumak istersem uyurum. ancak kötü uyumaya başlamıştım. gözlerim tam kapanmadan uyuyordum, rüyalarımda dışardan sesleri duyabiliyordum. sonuç olarak kaç saat uyursam uyuyayım yorgun uyanıyordum. çok rüya görüp hiçbirini hatırlamıyordum, sadece rahatsız edici olduklarını biliyordum çünkü filmlerdeki gibi kan ter içerisinde, yataktan aniden kalkarak değil de bütün vücudum kaskatı kesilmiş halde gözlerimi açmaya çalışarak uyanıyordum.
yakın zamandaki en korkunç tecrübemi turne için istanbul’a giderken otobüs uykumda yaşadım. gece otobüsün içi öyle soğumuş ki, uyandığımda titriyordum ve hüngür hüngür -ciddi anlamda hüngür hüngür- ağlıyordum. hala anlamlandıramıyorum, itiraf ediyorum o an çok korktum. yüzümün her yeri şiş bir halde, çenem titreyerek ağlıyordum sadece. gözyaşlarım daha da üşememe sebep oluyordu.
yaklaşık 1 hafta sonra karabasan dedikleri şeyi yaşadım sanırım. fazla ayrıntıya girmeye gerek yok; işte tam anlamıyla kilitlenmiş bir vücut, açılmayan gözler, alınamayan nefes, konuşamayan dil kombinasyonu. kışın reçel yapmak için yazın buzluğa atılan donmuş meyveler gibiydim. *salak bir sırıtma* ayak parmağımı oynatabilmeyi başarınca, tüm buzum çözüldü.
bunların dışında ufak ufak başka kötü uyanmalarım da oldu tabii; kendimi yaşlı hissettiren ağrılarla uyanışlarım, cenin halinde bütün vücudumu kasmış bir halde uyanışlarım -ki ben cenin pozisyonunda hiç uyumam-, odamı ve kendimi bilmeyerek uyanışlarım falan da filan. bunların hepsi yeni adetler, sinir bozucu olanı o zaten.
şimdi konuyu nereye bağlayacağım? efenim,
bugün çok güzel uyandım. tıpkı eskiden olduğu gibi. çok eğlendim uyurken. öyle yemyeşil çayırlıklarda şelale sesi eşliğinde zıpladığımı görmedim ama en son lisedeyken yaşadığım şahane olayı yaşayarak rüyamda dizi izledim! (ciddiyetle okuduğunuz bu yazıya tam şu anda yabancılaşın) işin en güzeli sabah uyandım, “oha lan acaba devamında ne oluyo?” diye düşünüp beş dakika içinde yeniden uyudum, dizi kaldığı yerden devam etti. çomutluyum lan. saçma olmak çok güzel.
tek saksının dibindeki bir dolu kaktüs farklı saksılara koyuldu.
kaktüsler çiçek açınca hepsine değecek!